HABERLER

 

AB Ve ABD Enerji Projeksiyonlarının Varsayımları

AB politikasının temel hedefi 1997 tarihli Amsterdam Anlaşmasıyla sürdürülebilir kalkınmaya katkı olarak belirlenmiştir.

Ekonomik, çevresel, toplumsal ve jeopolitik boyutlarıyla sürdürülebilir kalkınmanın başarılması karmaşık ve uzun vadeli bir süreçtir. Enerji politikası bu sürece sürdürülebilir kalkınmanın gereksinimlerini yansıtacak üç temel hedefini uyarlayarak katkıda bulunur. Bunlar; olası arz kesintilerinin AB ekonomisi ve toplum üzerindeki risklerinin ve olumsuz etkilerin en aza indirilmesini amaçlayan arz güvenilirliği, rekabete ve daha geniş toplumsal politika hedeflerine katkıda bulunmak üzere üreticiler ve tüketiciler için düşük fiyatlı enerji sağlamak amacıyla rekabete açık enerji sistemleri, doğada ekolojik ve jeofiziksel dengeleri korumak için enerji üretimi ve enerji kullanımı ile bütünlenmiş çevresel korumadır.

Söz konusu politikanın belirlenmesine yardımcı olmak üzere AB; Ocak 1998’de Paylaşılmış Analiz Projesini (Shared Analysis Project) desteklemeye başlamıştır.

Paylaşılmış Analiz Projesi’nin dikkate aldığı hususlar; uzun dönemli dünya enerji talebi, elektrik ve gaz arzının liberalleşmesinin AB enerji sistemi üzerindeki etkisi, Kyoto Protokolü’ne tepkinin stratejisi, enerji sektöründe teknolojik yenilikler, üye ülke politikalarının desteklenmesinde AB enerji politikasının katma değer rolüdür. Projenin son hedefi, enerji eğilimleri ve senaryoların kantitatif analizini gerçekleştirmektir. Bu hedefe, mevcut AB model olanakları (PRIMES ve POLES) ve varsayımlarının yeniden düzenlenmesi ve geliştirilmesiyle ulaşılmıştır.

AB ile ilgili projeksiyonlar, AB ekonomilerinin malzeme ve enerji yoğunluğu yüksek olmayan hizmet ve yüksek katma değerli ürünlere eğiliminin devam edeceği varsayımına dayandırılmıştır. Ana senaryo; daha fazla bütünleşme ve AB’de elektrik ve gaz pazarlarının liberalleşmesi, arz ve talep tarafındaki enerji sektörünün gelişmesi, yenilenebilirler ve kojenerasyon için desteğin devamı, doğal gaz alt yapısının genişletilmesi, nükleer tesislerin ömrünün 40 seneye uzatılması ve asit yağmuru kirleticilerin daha sıkı kontrolü varsayımlarına dayandırılmıştır. Ana senaryo özellikle iklim değişikliği konusuna yönelik herhangi bir politika içermemektedir.

ABD (Amerika Birleşik Devletleri), elektrik enerjisine ilişkin planlama çalışmalarını Kuzey Amerika modüler sisteminin (NEMS) Elektrik Piyasası Modülü (EMM) ile gerçekleştirmekte olup, EMM; elektrik kapasitesi planlama, elektrik üretiminde kullanılan yakıtın dağıtımı, yük ve talep yönetimi, elektriğin finansmanı ve fiyatlandırması alt modüllerinden oluşmaktadır.

EMM, işletme ve çevresel kısıtlar çerçevesinde elektrik enerjisinin temininde en ekonomik yolu belirlemektedir. Ekonomik ömrü dolan fosil yakıtlı veya nükleer bir santralın toplam elektrik üretim maliyeti yeni kurulacak kapasiteyle üretilecek elektriğin üretim maliyetinden daha yüksek oluyorsa işletmeden çıkarılır.

Sonuç olarak, ABD’nin de AB’nin enerji politikalarına benzer hedeflerle 2000 -2020 dönemi elektrik enerjisi planını oluşturduğu anlaşılmaktadır.

Kaynak: Yaratım İçerik İletişim
(Bu yazı Devlet Planlama Teşkilatı VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı Elektrik Enerjisi Özel İhtisas Komisyonu Raporu’ndan derlenmiştir.)